Melike Ulus Bir tane Beşiktaş var!

Melike Ulus

Bundan tam 6 hafta önce, liderle aradamızda tam 13 puan fark vardı. Ve şimdi ligin bitmesine 4 hafta kala aradaki puan farkı sadece 3!

Peki ne oldu da, işler yoluna girdi? Her şeyden umudu kestiğimiz bir anda nasıl birden bire şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olduk?

Bunlar için elbette bir sürü sebep sayabiliriz. Burak transferi ile bir forvete sahip olunması. Karius’un gözle görülür şekilde performansını arttırması. Hoca’nın kafasının rahatlaması. Başkan ile Şenol hocanın restleşmelerinin bitmesi vs vs. gibi bir çok neden sıralayabiliriz. Ama ne var ki bu süreçte olanlar yine Beşiktaş’a oldu.

Takım, sezona başlamadan önce hatta en son Cenk gittiğinden bu yana bangır bangır forvetsizim ben diye bağırırken önlem alınmadı. Taraftar tepkisinden çekindiğini iddia edip hocanın istediği transferi yapmayanlar, her şey kötüye gittiğinde birden cesaretleri aklına geldi. Hoca ile sözleşme yenilemeyenler ve dışardan kafasını karıştıranlar ile bir sürü zaman=puan kaybedildi. Her kötü gidişatın sürecinde olduğu gibi taraftar bölündü ve bununla beraber birlik de inanç da rafa kalktı. Ve tüm bu olumsuzluklara rağmen, bulunduğumuz yer kim ne derse desin kötünün en en iyisi.

Çünkü her ne kadar çoğu şey bizim elimizde olmasa da işe haftaya Galatasaray’ı yenmekle
koyulacağız. Ve kayıpsız 4 hafta daha geçirdiğimiz takdirde, o istediğimiz maviliklere ulaşma yolunda çok da bir süpriz yaşamayacağız düşüncesindeyim. Ve bu süreç içerisinde tek ihtiyacımız olan şey ise; birlik-beraberlik, inanmışlık ve tam konsantre destek.

Bu destek sadece tribünde değil, her yerde, her konuda olunmalı. Mesela TV’lerde boy gösteren Beşiktaşlı spor programcıları, mesela sosyal medyada güçlü olan Beşiktaş platformları ve takımını kurda kuşa yedirmeyecek yöneticilerimiz ! Sizlere bu süreçte fazlaca iş düşmekte...

Sebebini de gayet iyi biliyoruz aslında. TFF’yi ziyaret edenler, korunanlar, kollananların yanında her zaman zordur işi Beşiktaş’ın. Öyle zordur ki; şampiyonluk için sadece hakemi yenmek yetmez her zaman. Kiralanmış yorumcuları, atanmış futbol adamlarını, torpillileri, kayırılanları da yenmesi gerekir.

Mesela öyle bir şeydir ki bu; önce penaltı olup olmadığı bile tartışacağımız pozisyonda gol olmadı diye penaltı yeniletilir. Neredeyse gol olana kadar penaltı atılır Beşiktaş’a! Mesela, her derbi öncesinde en önemli futbolcularımız kart görüyor korkusundan yüreğimiz ağzımızda Burak’ı seyrettiğimiz maçta ve bu stresle suya sabuna dokunmadan oynamaya çalışan Burak’a yapılan faulken, kart türküsü çığıran yorumcuları susturacak spor yorumcuları lazım Beşiktaş’a!

Ve en önemlisi ise, Ankaragücü hocası Mustafa Kaplan’ın; Burak sarı kart görmeliydi açıklamasıdır. Burak sarı kart görseydi oyundan mı çıkacaktı? Hayır ! Penaltı mı kullanacaktınız? Hayır ! Peki size getireceği kazanç neydi ? 0 (SIFIR) Sırf haftaya Galatasaray ile oynanacak maçta Burak’ın olmasını istemeyen hocanın, alenen şikeyi barındıran bu yorumuna şikayette bulunacak ve bunun sonuna kadar takipçisi olacak yöneticiler gerekiyor Beşiktaş’a! İşte bu ve bunun gibi sebepler yüzünden herkes elini taşını altına koymalı. Zira bir tane Beşiktaş var ve onu da tek koruyacak ve kollayacak olan ise sadece bizleriz!