Vefa ve veda

Vefa ve veda

Dün Şenol Güneş, Beşiktaş'a veda ederken Güneş'li yıllar film şeridi gibi geçti gözümün önümden.

Şampiyonlar Ligi'ndeki zaferler, iki lig şampiyonluğu, kazanılan müthiş derbi galibiyetleri ve her ne olursa olsun kötü futbol ortamında örnek hareket ve davranışlar...
Dün benim için tek hayal kırıklığı Güneş'in son maçında tribünlerin boş kalmasıydı.
O, vefayı ve daha görkemli bir vedayı hak etmişti.
Karşılaşmaya gelince...
İki takım da sadece golü düşündü ve zaman zaman seyre değer futbol ortaya çıktı.
Beşiktaş istediğini aldı ve ligi 3. bitirdi. Maçın son pozisyonunda Karius'un kurtarışı çok değerliydi.
Güven Yalçın harika gollere imza atarken hepimizi mest etti.
Beşiktaş boşuna forvet aramasın; gelecek sezon; Burak-Güven ikilisi fırtına gibi eser. Güven kanat oynamaz, forvette ise böyle coşar.

Larin ise zaman kaybından başka bir şey değil. Bu sezon büyük maçlarda kayıpları oynasa da Ljajic dün Güven'le birlikte maçın yıldızıydı.
Topu her ayağına aldığında direkt kaleye yönelişi ve harika pasları nefisti. Ljajic kesinlikle takımda kalmalı. Beşiktaş'ın en büyük sorunu ise savunmada. Mirin'in yerine nokta transfer şart.
Atiba ve Necip bildiğimiz gibi müthiş yürekle oynadı.
Kasımpaşa'nın ikinci golünde hata yapan Caner hücuma büyük destek veren isimdi.
Quaresma dün iyi değildi, çıkarken de kapris yapması onun bir klasiği oldu. Kalırsa beklentimiz büyük; giderse de yolu açık olsun.
Kagawa bekleneni veremezken, son 10 dakika oyuna giren Oğuzhan için bu sezon kocaman bir kayıp.
Beşiktaş için sezon iyisiyle kötüsüyle bitti. Önce Şenol hoca ve futbolculara teşekkür etmek gerekir.
Şampiyonluk mu? Varsın, olmasın!
Bizler Beşiktaş'ı şampiyon olsun diye sevmedik ki!

Sinan Vardar/Fotomaç



Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır.

Bu habere toplam 23 yorum yapılmıştır.

YORUM YAZ “Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 

Karakter sınırı: 0 / 200

Gönder