Sema Tuğçe Dikici Finansal olarak güçlenmek için Avrupa Ligi şart

Sema Tuğçe Dikici

Geçtiğimiz günlerde Avrupa'nın en fazla gelir elde eden futbol kulüpleri açıklandı. Listenin ilk sıralarındaki kulüplerin değişmediğini ve bu kulüplerin diğer kulüplerle gelir farkını giderek açtığını görüyoruz bunu neye bağlıyorsunuz?

Avrupa'nın en fazla gelir elde eden 20 takımı Deloitte Money League Raporu'na göre geçen sezon 9,3 milyar Euro gelir elde etti. Liste başında her zamanki gibi Barcelona, Real Madrid ve Manchester United kulüpleri yer aldı. Bu üçlü uzun yıllardır değişmiyor. Kendi aralarında sıralamaları değişse de ilk üç belli. Geçen sezon 840,8 milyon Euro ile Barcelona en çok kazanandı. Ondan önce Real Madrid birinciydi, 3 sezon öncesinde de Manchester United. Tablo bize şunu gösteriyor, artık bu kulüplerle saha içinde belki rekabet edebilirsiniz ama finansal anlamda rekabet gücünüz çok düşük. Rekabet edebilmeniz için uzun bir yol katetmeniz gerekiyor.

Bu kulüpler artık sportif başarı olmasa da kazanmayı başarabilecek potansiyeli oluşturmuş durumdalar. Örneğin Manchester United. Yakın zamanlı başarısı 3 sezon öncesindeki UEFA Avrupa Ligi şampiyonluğu... En son 2012-13 sezonunda Premier Lig Kupası'nı kazandılar. 2007-2008'de de Şampiyonlar Ligi Kupası kazanmışlardı. Ama son iki yıla kadar dünyanın en değerli futbol markası United idi. Yine en fazla gelir elde eden kulüp de onlardı.Geçmişten gelen başarı birikimini taraftar aidiyeti ile birleştirip dünyanın en büyük futbol markalarından birini yarattılar. Bu yüzden ticari gelir anlamında her yıl kulüp gelirlerini artırmaya devam ediyor.

Avrupa'daki liglere ya da kulüplere baktığımızda son yıllarda finansal anlamda en dikkat çeken atılımı yapanlar sizce hangileri?

Lig bazında örnek vermek gerekirse La Liga... Barcelona ve Real Madrid arasındaki rekabeti dünya pazarına çok güzel sundular. Bunu yaparken hem İspanyol futbolunu tanıttılar hem de yatırımlarını artırdılar. Bundesliga, teknolojik yeniliklerin kullanımı ve futbola entegrasyonu konusunda çok başarılı.

Takım bazında örnek vermek gerekirse, Liverpool'un hem finansal hem sportif açıdan yeniden altın çağını yaşadığını söyleyebilirim.

Türk kulüpleri de bir dönem bu listede yer alabilmişti. Şu şartlar altında artık çok mu zor?

Şu şartlarda biraz zor gözüküyor. İlk 20 içinde yer alabilmek için minimum gelirinizin 200 milyon Euro yani Türk Lirası'na çevirdiğimizde 1,3 milyar TL yapıyor ki bu şampiyon olan takımın kazandığı paranın bile 400 milyon TL daha fazlası demek... Yani işimiz biraz zor. Para değerimizin düşük olmasının da burda büyük bir dezavantajı var.

2013-2017 yılları arasında aslında listeye her sene bir kulübümüz dahil olmuş. 2014 yılında 2 kulüp birden listeye girmiş hatta. 2017'de Fenerbahçe, 157,7 milyon Euro’luk geliriyle 25. sırada, Galatasaray 155,9 milyon Euro’luk geliri ile 26. sırada yer almıştı. Ardından Beşiktaş, 2017-2018 sezonunda listeye girmişti... Bugünkü şartlarda biraz zor.

Beşiktaş 2017-2018 sezonunda Deloiite Para Ligi'nde ilk kez yer almıştı. Listeye tekrar girebilmesi mümkün mü sizce?

Hatırlarsanız Beşiktaş, 3 yıldızı armasına taktığı 2016-2017 sezonunda 13 yıl aradan sonra ilk kez net kar açıklamıştı. Gelirleri 500 milyon TL'yi geçmiş bunda da Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmenin büyük bir payı olmuştu. Lig şampiyonluğu, yeni stadla birlikte artan gelirler, Şampiyonlar Ligi'nden gelen gelir, sponsorluk gelirleri derken Beşiktaş ilk kez Delolitte Para Ligi'ne 26.sıradan girerek, o sezon ülkemizden listeye dahil olan tek takım olmuştu.

Geçtiğimiz sezon Aktif Bank'ın Ekolig Raporu'ndaki verilerde de açıklandı. Beşiktaş 4 büyükler arasında gelirlerinde %15 oranında azalma olan tek kulüp olarak karşımıza çıktı. 729,1 milyon TL'den 622,7 milyon TL'ye düşmüş gelirler. Burada yine Şampiyonlar Ligi'nden gelen gelir önemli. Çünkü 208,2 milyon TL olan gelirler birden 24,7 milyon TL'ye düşmüş. Ciddi bir kayıp... Buradan Avrupa Ligleri'nde mücadele etmenin takımların finansal güçleri için ne denli önemli olduğunu da bir kez daha anlıyoruz.

Son olarak Sergen Yalçın'ın takımın başına geçmesi ile birlikte yakalanan olumlu uzun vadede Beşiktaş'ın sponsorluk ilişkileri, marka değerine de ne gibi etki yaratır?

Sergen Yalçın ismi, taraftarın sezonun ilk haftalarından bu yana ısrar ettiği bir isimdi. Yakalan hava olumlu... Ama biraz sabır gerekiyor. Çünkü hocanın şuandaki kadroyla mucizeler yaratmasını beklemek biraz gerçek dışı bir öngörü olur. Sergen Yalçın Beşiktaş'ı bilen, Beşiktaş ile dokusu uyan bir teknik adam. Taraftar sabretmeli. Jurgen Klopp'un Liverpool'un başına geçtiği 2015-2016 sezonunda Liverpool sezonu 8. sırada bitirmişti. Sonraki sezon 4. sırada tamamladılar Premier Lig'i...Giderek yükseldiler. Kadrolarını güçlendirdiler... Herşey birden mükemmel olmuyor.