'Çebi, Merkez Bankası'nın ortağı olsa bu borcu ödeyemez!'

'Çebi, Merkez Bankası'nın ortağı olsa bu borcu ödeyemez!'

'Çebi, Merkez Bankası'nın ortağı olsa bu borcu ödeyemez!'

 Beşiktaş'ın eski divan başkanlarından ve ayrıca Yıldırım Demirören'in istifası sonrası Nisan-Mayıs 2012 döneminde kulübün başkanlığını da yapan Yalçın Karadeniz, görevi bırakan Fikret Orman'ın yeni yönetimi cehennem ateşine attığını savunarak, "800 milyon dolar borç var" dedi.

Radyospor'da gazeteci yazar Kenan Başaran'ın 'Soyunma Odası' programına özel bir röportaj veren Karadeniz, çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Divan başkanlığı döneminde kulübün borç batağına sürüklendiğini dile getirmekten çekinmeyen Karadeniz, Orman yönetimiyle ters düşmüş ve sonunda kulüpten ihraç noktasına kadar gelmişti.

Karadeniz, zamanın kendisini haklı çıkarmasından ötürü mutlu olmadığını vurguladı: "Evet, zaman beni haklı çıkardı ama keşke çıkarmasaydı. Bundan ötürü üzgünüm, çünkü ben haklı çıktığım zaman Beşiktaş'ın zararlı durumları daha çok ortaya çıktı."

BİLANÇOLAR SÜSLENMİŞTİ
Divan kurulu gibi kulüp kurullarının güçlü olması gerektiğini kaydeden Karadeniz, "Kurullar özerk olmazsa yazamaz, söyleyemez; güçlü olamazsa da yerini muhafaza etmek uğruna, konuşamaz. O zaman da Beşiktaş'a faydalı olamaz. Böyle yerler de bize haram olsun.

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. 2016'da bilançolar önümüze süslenerek kondu. Bizim yapmış olduğumuz çalışmalarla, takdim edilen bilançolorın örtüşmediğini gördüğümüz noktada, bir muhalefet zihniyetiyle değil de, ikaz zihniyetiyle, 'Şapkamızı önümeze koyup düşünelim' dedik.

2012'nin 5. ayında başkan bendim, Fikret Orman benden 431 milyon borçla devraldı kulübü. 100 milyonu Yıldırım Demirören'in, 10 milyonu da Serdal Adalı'nındı. Halen duruyor bu para. Borcun yüzde 28'i döviz cinsindendi. Başkan bunu aldı, işte bir gün kulağından tutup sağa çekti, bir gün karnından tutup sola çekti...

Bir gün 'Dolar arttı, böyle oldu' dedi, bir gün 'Hesap yanlıştı. Asıl borç 580 milyon lira ' dedi...

Hiçbirisi doğru değildi" dedi...
Orman'ın borcu birinci sene 170 milyon liraya, ikinci senede sıfıra indireceği sözünü verdiğini hatırlatan Karadeniz, "Hatta 'Menajerlerin ismi geçmeyecek, Ahmet Bulut bizim kapımızdan geçemez' dedi. Ama Ahmet Bulut, son 5-6 senede 15 futbolcunun transferini yaptı, halen de 19 milyon Euro alacağı var kulüpten. Bu neyin işaretidir? Bunları biz hep görüyoruz. 5 sene önce bu olayı açıkladığımda kehanette bulunmadım. Denetleme kurulu raporundan çıkardım" diye konuştu.

Beşiktaş tarihinde bir ilk yaşandığına dikkat çeken Karadeniz, "Denetleme kurulu beni şikâyet ediyor. Yönetim kurulu da disipline sevk ediyor ve beni ihraçla cezalandırıyorlar. İhraç, hizmetlerimden dolayı, kınama cezasına çevriliyor. Peki nedir suçumuz? Bunları açıklamak! Peki şimdi ne diyecek bu insanlar? Ben kimseye 'Yüzünüz kızarmıyor mu' demiyorum, vatandaş bunu görüyor. Bugünkü Beşiktaş yönetimini cehennem ateşine atmışlardır, çıkarmamak üzere! Bu mudur, bu mudur?" dedi.

"PARALAR NEREDE?"
Taraftarların sorduğu "Paralar nerede" sorusunun düğüm noktası olduğunu kaydeden Karadeniz, şöyle devam etti:

"Allah kimseyi bu duruma düşürmesin! Düşmanımı da... İsterseniz fizana gidin, bu olay sizi takip eder. Kurtuluş yok. 'Ben gittim, yönetim değişti, kurtulduk'. Yok böyle bir olay! Ortada şaibeli konuşmalar varsa her insanın, -onur ve haysiyetini düşünen her insanın- yapması gereken hususları, yapması gerekirdi. Benim başkanımın da öyle yapması gerekirdi. Mesele şudur: Camia böyle bir şeyle çalkalanıyorsa, burada her onurunu korumaya çalışan insanın yapacağı bir işlem vardır. Başkanımın da bunu yapmasını isterdim. Çıksın desin ki 'Siz benden hesap soruyorsunuz; 'Paralar nerede' diyorsunuz. İşte bana verdiğiniz 100 lira... Bunun 20 lirasını bakkala verdim, 30 lirasına elektriğe, 20 lirasını federasyona verdim, kasamda da 30 lira var. Buyurun hesap'. Başı dik ve ak gitmesi gerekirdi buradan. 'Bana küfür ediyorlar' demekle de bundan kurtulamaz. Arkadan gelir bu. Çünkü bir olay var ortada: İki şampiyonluktan (Şampiyonlar Ligi nedeniyle) 83 milyon Euro para girdi, 90 milyon Euro'luk futbolcu satıldı. 202 milyon lira şampiyonluktan (yayın geliri) girdi kasaya. Kendi ifadesine göre sponsorluk anlaşmalarından 260 milyon Euro para girdi ve 1 milyon tişört sattı bu kulüp. Peki, paralar nerede? Bu olayın çözümü kaçmakla veya 'Yağmur yağıyor bana ördek dediniz" demekle çözülmez."

BURASI PARA KAZANMA YERİ DEĞİL
Ahmet Nur Çebi'nin işinin çok zor olduğunu kaydeden Yalçın Karadeniz, camiaya yeni bir seçim tavsiye etmediğini belirtti:

"Yeni arkadaşlara bir marj vermeliyiz. Ahmet Nur Çebi, bugün Merkez Bankası'nın ortağı olsa Beşiktaş bu borçları ödeyemez. Beşiktaş'ın 800 milyon dolar borcu var. Kim ne derse desin görünmeyen işlemler farklı. Daha neler çıkar! Ben illa 'Bir olay var' demiyorum ama hesap ortaya konur. Burası onore yerleridir, para kazanılacak yerler değildir. Bugün herkes 'Haklı çıktın' diyor. İnanın haklı olmak istemiyorum. Çünkü benim bu garip kulübüm mahvoldu. Bakın Beşiktaş 1903'ten beri borç ödeyerek geldi. Bugün borcunu ödeyemeyez duruma geldi. Mal varlıkları borcunu karşılayamıyor. Aldıklar temlikler yapılan, masraflar bu borcu karşılayacak durumdan çıkarttı. Kulübün kapısına kilit vurulacak duruma getirdi. Bu utanç verici bir tablodur. Bundan utanmak lazım. Kim nasibini alırsa alsın, kimseden çekinerek söylemiyorum. Burada bizim dahlimiz yok diyenler varsa, onlar çıksın söylesin."

ÇEBİ'YE CİCİM AYLARI UYARISI
Çebi'ye bir ağabeyi olarak susmamasını tavsiye eden Karadeniz, sözlerini şöyle noktaladı: "Şu anda susmakla neyi hallediyor? Şu anda camia onu kurtarıcı olarak görüyor. O marjı tanıyoruz. Peki o marj bittiği zaman bu tablo geri dönecek. Orman, seçime 3 gün kala kendi en has adamını ortaya sürdü. 'Siz paraları niye Fikret Orman'a soruyorsunuz, Ahmet Nur Çebi'ye sorun. Çünkü icra kurulunun başında o vardı' demedi mi? Dedi.

'İki şeye elimi sürmedim: Bir transfer, iki para.. Bana sorarsanız elini hiç çekmedi orada. Yalan, öyle bir şey yok. Hep oradaydı eli. Yolsuzluk var demiyorum, yaptığı işi söylüyorum. Ahmet Nur Çebi susmakla bu olayı çözemez. Gerçekleri ortaya koyması lazım. Konya'nın stadı 200 Bursa'nın 225, Eskişehir'in 240 Trabzon'unki 220 milyon liraya bitmiş, müteahhit kârı dahil! Bizim daha 600 milyon liraya bitmemişken, bir pazarlama hatası yok muydu? Kötü laf demiyorum. 'Pazarlama hatası' diyorum, kibar olsun diye! Varsa, gelin bunu da kabul edin biz de önümüze bakalım. Hal böyleyken 135 mağazada tonla mal satılıyor, bir bakıyorsun 30 bin lira kâr bir bakıyorsun, 500 bin lira para kaçırılmış isnat edilen adam beraat ediyor? Peki o mal nerede? Çebi borç durumunu ortaya koymalı. Niçin biliyor musunuz? Çünkü o da giderken kendisini ibra etmiş olacak böylece. Yoksa bu ibre bir, iki ay sonra ona dönecektir ve altından kalkamayacaktır. Ben buna üzülürüm. Şu anda 108 milyon lira para dağıttlar. Bu cicim aylarında bu yönetim bu paraları toplayabilir. Sonrası ne olacak? Benim endişem o. 800 milyon dolar bugün Beşiktaş'ın borcu var..."



Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır.

Bu habere toplam 41 yorum yapılmıştır.

YORUM YAZ “Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 

Karakter sınırı: 0 / 200

Gönder